1/10/2006 - Osmanlıda kul hakkı...
Nihayet ordu yeni bir
sefere çıkmıştır. İlk konaklama yerine geldiklerinde, bir yahudi,
Sultan İkinci MURAD'ın atının dizginine yapışır:
Yahudi: Bir maruzatım var Padişahım, müsaade buyurun, anlatayım ?
Sultan İkinci MURAD : Elbette! Buyurun, nedir maruzatınız ?
Yahudi: Askerleriniz benim bahçemden elma yediler ve değeri olan altını ödemediler!
Sultan
İkinci MURAD : Benim askerlerimin hepsi, kul hakkı konusunda ne kadar
ince hesap yapmaları gerektiğini bilirler. Bu dediğin nasıl olabilir?
Bir yanlışlık olmalı!
Yahudi: Hakikat budur padişahım. Askerleriniz bahçemden alıp yedikleri elmaların bedelini ödemediler!
Sultan İkinci MURAD : (Askerlere döner:) Bezirgânın söylediklerini duydunuz. Bu dediği doğru mudur?
Askerler ses çıkarmaz.
Sultan
İkinci MURAD : Sizler, benim kul hakkına ne kadar değer verdiğimi
bilmez misiniz? Beni ne kadar mahcup ettiniz, bunu kim yaptıysa hemen
söylesin!
Askerlerden biri: Ben yaptım Efendimiz! (Diyerek öne atılır.)
Sultan İkinci MURAD : Peki ama nasıl? Kul hakkının önemini bile bile böyle bir şeyi nasıl yaparsın?
Askerlerden
biri: Padişahım, benim yediğim elma yerdeydi ve çürüktü. Çürük bir
elmanın para edeceğini düşünemedim; nitekim iki arkadaşım da oradaydı,
onlar ağaçtan elma kopardılar ve parasını da bahçeye attılar,
isterseniz sorun. Biz asla kul hakkına el uzatmayız.
Sultan İkinci MURAD : (Bezirgâna sorar:) Askerlerimin söyledikleri doğru mudur?
Yahudi: Evet, o ikisinin kopardığı elmaların bedelini aldım.
Sultan İkinci MURAD : Peki, öyleyse istediğin nedir?
Yahudi: Diğer askerinizin yerden aldığı elmanın bedelini de isterim.
Sultan İkinci MURAD : Peki, o çürük elma için ne istersin?
Yahudi: Bir kese altın isterim.
Padişahın yanındaki vezir itiraz eder:
Vezir: Ama Padişahımız Efendimiz, bir çürük elmaya bir kese altın verilir mi?
Sultan
İkinci MURAD: Hakk sahibi bezirgândır. Elmanın sahibi olan o, ne derse
onu vermekle mükellefiz. Allah'ın indinde kul hakkı ne kadar önemlidir
bilmez misiniz? İşte hakkın olan bir kese altın!
Bezirgân, Padişah'ın adaletinden, kul hakkına verdiği önemden son derece etkilenmiştir. Kendisine uzatılan keseyi eliyle iter:
Yahudi: Ne olur beni de aranıza alın. Ben de sizin gibi düşünen, sizin gibi yaşayan biri olayım.
İşte Osmanlı! İşte Osmanlı'nın hak anlayışı! Osmanlı askeri böyle yetiştiriliyordu.
|