1/10/2006 - Yapılandırmacılık
YAPILANDIRMACILIK
Piaget'e ait
çalışmaların sonuçları üzerine kurulmuş bir teoridir. Bireyselliğin
bağımsızlığı üzerine kurulmuş bilgiler olarak geleneksel görünümden uzaklaşır.
Öğrenciler yeni bilgileri aktif
olarak oluştururlar. Öğretmenler tarafından da sürükleyici ve basit fikirler
öğrencilere verilebilir. Daha önce var olan bilgiler üzerine yeni bilgiler
asimile edilir.Belli bir karışıklıktan sonra, yeni bilgiler ışığı altında
farklı düşünceler oluşturulur. Bu gelişmeler sonucunda çocuğun dünya görüşü
değişir. Çocukların zihinlerinde var olan bilgi, anlayış yaratıcı bir olgu
oluşturarak yapılanmış olur.
Yapılandırmacılığın genel
özellikleri:
•Bilgileri öğretmez, sadece
vurgular.
•Öğrenci insiyatifini kullanmayı
ve özerklik oluşturmayı öğrenir, buna cesaretlenir.
•Bir süreç gibi düşünmeyi
öğrenirler,
•Öğrencileri araştırma yapmak
için cesaretlendirir,
•Öğrenmede deneyimin de yer
aldığını belirtir,
•Öğrencilerin doğal ve meraklı
olmalarını sağlar,
•Öğrencilerin mantıksal modelleri
hesaba katılır,
•Öğrenme biçimlenirken; anlayış
ve performans vurgulanır,
•Yaratıcılık ve çözümlemeyi esas
alır,
•Öğrencilerin, öğretmenlerle
diyalog içersinde bulunmalarını cesaretlendirir,
• Birlikte öğrenmeyi destekler,
•Öğrencinin çalışmalarını ve
düşüncelerini hesaba katar.
•Öğrencilerin özgün
deneyimlerinin sonucu olarak yeni fikir ve anlayış kazanmalarına olanak sağlar.
Constructivism
yani oluşturmacılık, öğrenme ve eğitim bağlamlarında, terim olarak bilginin
oluşturulmasına işaret eder. Bilgi kavramına bakışımız constructivism kavramına
olan bakışımızı da sağaltacaktır. Şöyle ki; constructivist
anlayışta bilgi bilenden bağımsız bir şekilde doğada var değildir. Bilgi
özneden bağımsız değildir, özne bilgiyi kendi için öteki öznelerle etkileşimi
sırasında oluşturur, oluşturduğu bilgiden kendi de çevresi de etkilenir. Bu
açıdan bakınca oluşturma kavramının
Türkçe’deki karşılığı ve içerdiği kavramlar şöyle sıralanabilir. Öncelikle oluşturma(k)dönüşlü bir fiildir. Bu
fillin gerçekleşmesi sırasında bu fiili gerçekleştiren de etkilenir. Bilgi
oluşturma sırasında bilgiyi oluşturan özne en çok etkilenir. Bilgi oluşturma
zihinsel süreçlerin gerçekleşmesi sürecinden geçilerek başarılır, böylece bilgi
oluşturma bireysel ve içsel bir kavramdır. Dahası, oluşturma aynı zamanda işteş bir fiildir. Zira bilgi oluşturma
eylemi çevreden ve öteki öznelerin varlığından bağımsız değildir. Bilgi
oluşturma diğer öznelerle etkileşim sürecinde, birlikte, gerçekleştirilir.
Dolayısıyla oluşturma kavramı
içerisinde birliktelik, toplumsallık da vardır. Moll’a göre Vygostky eğitimin
toplumsal ve kültürel bir etkinlik olduğunu ve bilimsel olarak incelenecek
kavramları da ayrıştırmak yerine bütün olarak görülmesi gerektiğini söylüyordu.
Sözcüklerin anlamlarının da düşünme ve konuşmanın birliği olarak tasavvur
ediyordu. İşteş-Dönüşlü bir fiil olan oluşturma(k)
kavramı da bu bütünlüğü sağlamaktadır. Göndergeleri arasında eylem, eylemi
etkileyen ve etkilenen de vardır.
İlköğretim
Türkçe Öğretim Programı, yapılandırıcı yaklaşıma göre hazırlanmış bir
programdır. Yapılandırıcı yaklaşım; öğrenme sürecinde ön bilgileri harekete
geçirme, gelişim düzeyini dikkate alma, etkili iletişim ve anlam kurma,
uygulama ve değerlendirme gibi kavramları ön plana çıkararak öğrenciyi merkeze
alan ve dil becerilerinin(okuma, yazma, konuşma, dinleme, görsel okuma ve
sunu)bir bütünlük içerisinde ele alınıp işlenmesini vurgulayan bir yaklaşımdır.
Yirmi birinci
yüzyılın öğrencilerini yeni bir vizyonla yetiştirmeyi amaçlayan bu program;
•Türkçeyi doğru ve etkili
kullanarak kendini ifade edebilen,
•Bilimsel düşünen ve araştıran,
•Atatürk İlke ve İnkılaplarına
bağlı,
•Haklarını ve sorumluluklarını
bilen,
•Bilgi teknolojilerini kullanarak
üreten,
•Okumaktan ve öğrenmekten zevk
alan,
•Kendisi ve çevresiyle uyumlu ve
barışık,
•Metinler arası düşünebilen,
•Girişimci ve problem çözücü,
•Milli ve evrensel değerlere önem
veren bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır.
İlköğretimle
ilgili kitaplar hazırlanırken her aşamada, programın içeriği ve ortaya koyduğu
bu yapılandırıcı anlayışlar dikkate alınmaktadır. Dil becerilerini kazanmış
olmanın akademik, sosyal, siyasi ve kişisel açıdan önemli ve değeri çok
büyüktür. Teknoloji ilerledikçe meslekler daha yüksek düzeyde eğitimi ve alanda
özelleşmeyi gerektiriyor ki bu da dil becerilerini fonksiyonel bir şekilde
kullanmayla doğrudan ilgilidir. Çağımızdaki hızlı otomasyon, milli ve milletler
arası alandaki rekabetler(ekonomik, siyasi vb.) dil becerileri yetersiz olan bireyleri,
iş dünyasından hızla elemektedir.
Dil
becerilerinin kazanımı ve kullanımı günlük yaşantı açısından da önemlidir.
Caddelerdeki trafik işaretlerini, satış ilânlarını okuyup anlamayan insanlar
için hayat kolay olmasa gerek. Günlük gazeteleri etkili bir şekilde okuyup
eleştirel düşünebilmek, televizyonda izlenen bir diziyi veya belgeseli
yorumlayabilmek, ilaçları kullanmada gerekli olan açıklamaları anlatmak,
vatandaşlık haklarını ve sorumluluklarını bilmek ve takipçisi olmak, hep dil
becerilerinin etkili şekilde kullanımı gerektirir.
Çocuklarımızın hem dil
becerilerini etkin bir şekilde kazanmalarına hem de bu becerileri kullanmayı
alışkanlık hâline getirmelerine yardımcı olmak için bazı prensipleri göz önünde
bulundurmalıyız.
•Öncelikle öğrencilerin bildikleriyle
işe başlamalıyız.
•Çocuğun yaşantısıyla özdeşleşen
dil etkinlikleri düzenlemeliyiz.
•Çocuklarımızın kendi kendilerine
öğrenmelerine yardımcı olan stratejilere yer vermeliyiz.
•Farklı metinler(hikâyeler,
fabllar, biyografiler, şiirler, bilimsel kurgular, hayal ürünü anlatımlar vb.)
okumalarını sağlamalıyız.
•Açık uçlu etkinliklere yer
vermeliyiz.
•Öğrenmeyi olumlu yönde
etkileyecek bir çevre oluşturmalıyız.
•Görsel okuma ve sunuya yeterince
zaman ayırmalıyız.
•Aileye önem vermeli ve her
fırsatta öğrenme onların da desteklemeliyiz.
İlköğretimin hemen hemen tüm aşamalarında bu maddeler geçerlidir.
4.sınıf da bu sistemde yer alır. 4. sınıfın ders içerik ve programları da
yapılandırmacılık kuramı ile şekillendirilmiştir.
|